Kemaleddin Altıntaş Hocaefendi ile Altınoluk Dergisinde yapılan röportajın ikinci bölümünü sizlerle paylaşıyoruz. Kemaleddin Hocaefendi manevi eğitim yolculuğunu anlatıyor.
Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri buyurur: “«Lâ ilâhe illâllah» sözü, Cennet’in anahtarıdır. Fakat şu bir gerçektir ki, dişleri olmayan anahtar kapıyı açmaz. Kelime-i tevhîd anahtarının dişleri ise şunlardır...
Bir müslümanın asıl tahsili ne olmalı sorusuna güzel bir cevap...
Kurban Bayramı'na az bir zaman kaldı. Hem Kurban'a hazır olmak hem de bu ayı daha iyi geçirebilmek gayreti ile Osman Nûri Topbaş Hocaefendi ile Kurban Bayramı üzerine Altınoluk dergisinde gerçekleştirilen mülakatı sizlerle paylaşıyoruz.
1980'li yıllarda Ankara Hacı Bayram Camiî yakınında Rahmetli Dr. Emin Acar beyin muayenehanesi aynı zamanda bir dergâh gibiydi. Her seviyeden muhabbet sevdalısı muhtelif kimselerin (tarikat, cemaat, siyaset, üniversite, bürokrasi, devlet ricali v.s) âdeta bir buluşma noktasıydı. Fakir de zaman zaman bu muhabbet ortamından nasiplenme niyetiyle ziyaretler yapardım.
Abdurrahman İslam… Dile kolay, yaklaşık 40 yıl önce elinde İslam’a dair çok az kaynak varken, Avrupa’da çeşitli ideolojik çatışmaların yaşandığı bir zamanda, üstelik Hristiyan/Katolik inancın merkezi sayılan İtalya’da, Müslümanların varlığı şimdiki kadar rahat kabul görmemişken Müslüman olan bir zât-ı muhterem. Şimdilerde 66 yaşında olan ve hayatının büyük çoğunluğunu Türkiye’de devam ettiren Abdurrahman İslam ağabey ile soyadıyla şereflenişini, 1978 yılındaki ilk Türkiye seyahatini, bir yıl sonra Sâmi Efendi ve Mûsa Efendi ile görüşmelerini ve hayatını konuştuk.
Her ârif ve âşık gönül, Hakk’ın kendilerine emânet ettiği hayâtı dâimâ sırât-ı müstakim üzere bir kulluk ve ibâdet ile tezyîn ederek Rabbine bir kulluk bedeli olan “kalb-i selîm” götürmenin gayreti içinde olmuşlardır.
Mârifetullaha ermiş zatların her hareketinde derin, zarif ibret dersleri vardır. Onların hayatı Allah ile yüzyüze yaşamak gibidir.
Allah dostları sevdiklerini her vesile ile terbiye ederler. Evladlarının günlük programlarının namaz merkezli olmasını isterler. Dinin direği olan namaz hayatın da direği olmalıdır. Çünkü namaz müslümanın zırhıdır.
İstanbul’da ilim ve maneviyat muhiti, Es‘ad-ı Erbilî Hazretleri (ks) zamanında Osmanlı medeniyetinin temel yapı taşlarının en önemlisi olarak ulaştığı en üst seviyededir.