Cenâb-ı Hak müʼminleri birbirine zimmetli kılmıştır. Allâhʼın sevdiği bir kul olabilmek için, bilhassa zor zamanlarda din kardeşliğinin gereğini yapmak, dert ortağı olmak, problemlerini çözmeye gayret etmek, onları tatlı sözlerle tesellî etmek, îsar hâlini yaşamak, yani kendinden önce din kardeşini düşünüp “önce ben” yerine “önce din kardeşim” diyebilmek zarûrîdir.
Fahr-i Kâinât Efendimizʼi Hazret-i EbûBekir de gördü Ebû Cehil de. Fakat göz, gönle bir gözlük mesâbesindedir ve asıl gören; gönüldür.
Günümüzde, sefâletini saâdet zannederek, selde sürüklenen kütükler misâli, zamanın girdabına kendini kaptırmış giden insanın elinden tutmayı; bize emanet edilen toplumu o anafordan kurtarmayı; onlara ebedî ve gerçek saâdetin ne olduğunu anlatmayı; îman ve vicdan borcu bilmeliyiz.