"Kur’ân ile amel etmek nasıl olur?" sorusuna Fudayl bin Iyaz -rahmetullâhi aleyh-ʼin cevabı ve Ramazan'da Kuran'ı bolca okumanın, hemhal olmanın önemi...
Kur’ân-ı Kerîmʼin indirildiği bu mübârek ayda, onun yalnızca tilâvet ve “mukâbele”siyle yetinmeyip “muâmele”siyle de meşgul olalım.
Ramazan ayında Kur’an’ın bize kazandırdığı “Furkân” isminin kudreti ile onu anlamanın gayreti içerisine girmeliyiz. Ramazan ayının bereketi ile onu hayat kitabı yapmanın gayretini göstermeliyiz. Onun ne demek istediğini ve bizden ne istediğini kavramanın yollarını aramalıyız.
Kalbinde Kur’an’dan bir miktar bulunmayan kimse, harap evler gibidir.1 Öyleyse “Oku! Yaratan Rabbinin adıyla oku!”2 Fakat her bir âyetin hakkını sadece tecvid ile değil, îcâbını icrâ etmekle de vermeye çalışman gerekir. Daha açık söyleyeyim: “Lâ” kelimesini güzelce okudun meselâ... “Hayır!” demen gereken her teklife de hakkıyla karşı durmalısın!
Ramazan ayı Kur’an ayıdır. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu bir aydır. “(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolu ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır.” (Bakara, 2/185).