peygamberimizin şefaati

Kıyamet Gününde Peygamberimizin Şefaati

Şefaat ne demektir? Peygamberimizin şefaati nasıl olacak? Kıyamet gününde Peygamberimizin (s.a.v.) şefaati şöyle olacak.

Peygamberimizin Şefaati ile İlgili Hadis

Mahşerde şefaat nasıl olacak? Peygamber (s.a.v.) Efendimizin şefaati ile ilgili hadis-i şerif ve açıklaması.

Peygamber Efendimiz Kimlere Şefaat Edecek?

Hatâ, isyân ve günahlara batmış bir insanı, tenkit etmeden, ayıplamadan ve dînî emirleri yerine getirmesini istemeden evvel, onun kalbini kazanmaya öncelik verilmelidir. Bunun için, şahsî yakınlık ve telkînin tesir zemînini oluşturacak muhabbetli bir alâka tesisine çalışılmalıdır.

Peygamberimizden Önce Hiç Kimseye Verilmeyen Özelikler

Dr. Murat Kaya,  Câbir bin Abdullah -radıyallahu anh- tarafından rivayet edilen ve Efendimiz -sallâllahu aleyhi ve sellem-'in kendisinden evvel hiç kimseye verilmeyen beş şeyi açıklıyor.

Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?

Peygamber Efendimiz (s.a.s) size bir ihtiyacınız olup olmadığını sorsa, sizin için bişey yapmak istese ve sizden ne istediğinizi sorsa siz ne isterdiniz? Peygamber Efendimize (s.a.s) ne söylerdiniz?

Allah Katında En Çok Sevilen Duâ

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bütün müslümanları kendisi gibi insanlığın selâmeti için çalışmaya ve duâ etmeye teşvik ederlerdi. Bir hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurmuşlardır: “Allah katında, kulun şöyle demesinden daha sevimli bir duâ yoktur:«Allâh’ım! Ümmet-i Muhammed’e umûmî bir rahmet ile merhamet eyle!»”

Tevessül Nedir?

Bununla birlikte, kulun duâ ederken, Allâhʼın sevdikleri olan peygamberler ve sâlih zâtları vesîle edinerek, yani onlar hürmetine istemesi (tevessül), merhamet-i ilâhiyyeyi daha çok celbeder. Bu, sâlihlerin yâd edilmesiyle inmesi ümit edilen rahmetten bir teberrük mâhiyetindedir.

Peygamberimiz Bize Nasıl Şefaatçi Olur?

Bugün Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimizʼi tanıyabilirsek, yarın mahşerde O da bizi tanır. Gönlümüz O’nu görecek kıvamda olursa, O da bize nazar kılar. O’nu duyar ve dinlersek, O da bizim feryâdımızı işitir. Kısacası, biz O’na tâbî olalım ki, O da bize; “Peygamber de sizin üzerinize şâhit olsun!” (el-Bakara, 143) buyrulduğu üzere, şâhit ve şefâatçi olsun.