Peygamberimizin krallara tebliğ mektubu göndermesi karşısında krallar ne yaptı? Peygamberimizin ahlâkını, düşmanı olan müşrikler Bizans Kayseri Herakliyus'a nasıl anlattı? Bizans kayseri nasıl tepki verdi? Dr. Murat Kaya anlatıyor...
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Türkiye'de bugün tüm camilerde okunan cuma hutbesinin konusunu "Mevld-i Nebi" oldu. Hutbede, Mevlid-i Nebi Haftası’nda “Peygamberimiz ve Gençlik” konusunun işleneceğini duyurusu yapılarak gençleri anlama ve onları geleceğe hazırlama konusunda Peygamberimiz'in (s.a.v.) bizler için eşsiz bir örnek olduğu; O'nun gençlere güvendiği, sorumluluk verdiği, onların fikirlerini dinlediği, hatalarını incitmeden düzelttiği vurgulandı.
Peygamberlerin imâmı olan Fahr-i Kâinat -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in sîreti (örnek şahsiyeti, hâl ve ahlâkı), âdeta engin bir deryâ; diğer peygamberlerin sîreti ise, oraya dökülen nehirler mesâbesindedir.
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) yanı başında olan ve cennetle müjdelenen sahâbîlerden biri ölmeyi istediğini ifade edince Efendimiz de ona "hayatının uzun ve yaptıklarının iyi olması senin için daha hayırlıdır" diye dua ve niyazda bulunuyor. Bu uyarı bize uzun bir ömrün mü’mine verilmiş iyi bir fırsat olduğunu göstermektedir. Dertli ve çileli de olsa, uzun bir ömür sürmek kulun lehinedir. “Ne yapayım, Allah’dan geldi” diyerek başa gelen sıkıntılara katlanan, öte yandan ibadet ve tââtını elinden geldiği kadar yapmaya çalışan bir kimse Allah’ın rızâsını kazanabilir.
İlk Cuma Namazı ve İlk Cuma Hutbesi....
Pakistan’ın ünlü şairi Muhammed İkbal, babasının imanının derinliğini ve eğitim yöntemini yansıtan bir hatırasını anlatıyor. Çocuk terbiyesinde üslubun ne kadar önemli olduğunu anlatan kıssa...
İslâm, sözlükte “teslim olmak, boyun eğmek, emniyette olmak” gibi mânâlara gelir.
Allah ve Resûlü’nün yolundan ayrılanlar, birtakım farklı ve aykırı yollar îcat edenler, bid’ate, sapıklık ve yanlışlığa düşerler. Peygamberimiz, insanların tehlikelere karşı duyarsızlıklarını, bazı hakikatlerden habersiz oluşlarını, ihmalkârlık ve vurdumduymazlıklarını görünce kızmış, öfkelenmiş ve onları ciddi bir biçimde uyarmıştır.
İbâdetlerimizin seviyesini ve kalbimizin seviyesini gösteren en müşahhas delil ve en bâriz ölçü, «hüsn-i hulk»tur.
Dünyevileşmenin bir ahtapot gibi inananları sardığı bir dönemde aşağıdaki hadis-i şerif verdiği mesaj yönünden gayet manidar görünmektedir.