Hak dostları; Dînin zâhir ve bâtınını lâyıkıyla mezcederek şahsiyetlerine nakşetmiş; takvâ yolunda kalben merhaleler katederek davranış mükemmelliğine ve “peygamber vârisliği” şerefine nâil olmuş kimselerdir.
Şükür, sadece "Yâ Rabbi Sana şükürler olsun!" demek değildir. Bilâkis Allâh’ın kendisine lûtfettiği nimetlerin hepsini yaratılış maksadına uygun olarak kullanmaktır. Şükrün en makbûlü ise din kardeşlerine fayda veren toplumsal ibadetler ve hizmetlerdir.