Gönüllerin tatmini sadece ilimle değil, ancak Allah’a vuslat iledir. Bilgi, Allah’ı tanımada ve hakikatleri idrak etmede önemli bir vâsıta olmasına rağmen, sahibini saadete ve huzûra eriştirmede yeterli değildir. Bu sırrı bir şekilde hisseden ilim yolcuları, gönüllerini Allah ile teskin edecek yol ve mürşid arayışına girmişler.
Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- komşu hakkına îtinâ gösterilmesini arzu eder, komşuya iyilik etmeyi önemserdi. Bu anlamda kültürümüzde de yer edinen bir hadis-i şerif vardır: “Komşusu açken tok yatan kimse mü’min değildir.” Şimdi, Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-‘in komşu hakkına riayetinin nasıl olduğunu, komşularına nasıl davrandığını hadis-i şerifler ışığında okuyalım.