Bütüncül şahsiyetler sahneden çekilince meydan bencil ve birikimsiz kimselere kalır. Benliğin kara zindanından kurtulamayan kişi, ne değer üretebilir ne de varoluşunu sürdürebilir, Günümüzde belirsizlikler içinde bocalayan toplumun en hazin hüsranı kişilik kaybı ve kimlik krizi şeklinde ortaya çıkmaktadır.
Samimiyet ve ihlâs dolu bir yüreğin canlı bir tablosu... Bu güzellik ve sıcaklık karşısında, hangi gönül yumuşamadan durabilir? Hasbîlik, şu tablodan daha güzel hangi kelimelerle tasvir edilebilir? İşte hasreti duyulan gönül insanı ve özlenen gönül kıvamı budur.