osmanlının gücü

Sultan Abdülaziz Mısır'a Neden Gitti?

Sultan Abdülazîz Han, tahta çıktığında Osmanlı Devleti’nin durumu son derece karışık idi. Mâlî sıkıntı son haddindeydi. Karadağ’da çıkan isyan, Sırplar’la savaşa yol açabilecek durumda idi. Avrupa devletleri bu hâli fırsat bilerek, aracılık tekliflerini artırıyorlardı. Zira Sul­tân’ın Tanzîmat’tan vazgeçmesinden endişe duyuyorlardı.

Osmanlı'yı Kurtaran Sultan

Sultan Abdülazîz Han, cesur, hamleci, fikren ve rûhen sağlam bir pâ­di­şahtı. Nitekim kötü bir vaziyette devraldığı devleti, içine düşmüş bulunduğu bâdirelerden kurtarma yolunda büyük gayretlerle işe başladı.

Düşmanını Korkutan Kumandan

Barbaros Hayreddîn Paşa’nın koca Cezâyir’de sultanlık yapabilecek bir imkândan ferâgat edip de oraları Osmanlı’ya ilhâkı, her türlü takdîrin üzerindedir. Bu, ondaki rûhî kemâl ile birlikte İslâm birliği fikrinin ve halîfeye bağlılığının kuvvetini ortaya koymaktadır.

Osmanlı'yı Yücelten Müessir

Müslüman kanı akmasın diye, galip gelinecek bir harbi çok mâhirâne bir sû­ret­te bertaraf edebilmek, elbette ki Allah yolunda duyulan pek yüce bir mes’ûliyetin parlak bir tezâhürüdür. İşte Osmanlı’yı yücelten en müessir âmillerden biri de bu zihniyettir!