Osmanlı’daki vakıfların topluma etkileri ve faydaları nelerdir? Osmanlılarda kayıtlara geçtiği için tespit edilen vakfı sayısı kaçtır? Vakıflar hangi alanlarda hizmet ediyordu?
Osmanlı’da vakıf duyarlılığı o kadar zirveleşmişti ki, bunlar sadece insanları değil, hayvanları, hattâ bitkileri bile şümûlüne alan bir genişlik kazanmıştı.
Günümüzde devletin ve mahallî idarelerin ülkenin imarı için gösterdiği çabayı geçmiş asırlarda Osmanlı vakıf sistemi icra etmiştir. Bu sebeple Osmanlı medeniyetinin temel unsuru vakıf sistemidir, denilebilir.
Osmanlı’da kurulan vakıfların çeşitlerini ve hizmet sahaları nerelerdir?
Erkam Radyo'da İstanbul'un Sırları adıyla program yapan İstanbul Seyyahı Fahri Sarrafoğlu Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi ile Osmanlı’da Vakıflar ve Vakıf Medeniyeti konulu özel bir mülakat gerçekleştirdi. İstifadenize sunuyoruz.
Hak dostları, toplumlara; dâimâ kılıç fetihlerini gönül fethine, maddî îmarları da mânevî îmâra dönüştüren bir mâneviyat kevseri sundular. Onların mübârek ellerinde; muhâcir kuşlara bile merhamet tevzî eden bir vakıf medeniyeti meydana geldi. Toplumda müstesnâ bir kardeşlik yaşandı. Gönüller te’lif oldu. Fakir ile zengin, asil ile köylü arasında hiçbir zaman uçurumlar oluşmadı. Yetimin ve dulun bulunduğu mahalle, onların teminâtı oldu. Böyle gönülleri kaynaşmış bir cemiyette; dram ve cinnetler yaşanmadı, depresyonlar görülmedi, intiharlar duyulmadı…
Vakfiyelerde hangi maksatlar için vakıf yapıldığı belirtilmiştir.
Selçuklu ve Osmanlı devrinde yoksul, muhtaç, öğrenci ve yolcular için yeme içme hatta barınma ihtiyacını karşılamak için kurulan imarethâneler, bugün de yaşatılıyor.