Diş kirası geleneği, iftar sofraları, infak, cömertlik ve gönül zenginliği örnekleriyle Osmanlı’da Ramazan-ı Şerif kültürü.
Ah! Nerede o eski Ramazanlar diye hayıflandığımız, özlediğimiz Osmanlı coğrafyasında yaşanan Ramazan’lara Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde değiniyor. İşte Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde Ramazan...
Osmanlılar’da 1759’dan 1924 yılında hilâfetin kaldırılmasına kadar Ramazan ayında padişahın huzurunda tefsir derslerine huzur dersleri veya huzur-ı hümâyûn dersleri denirdi. O huzur derslerine dair birkaç misal.
Osmanlı döneminde Ramazan ayı nasıl geçerdi? Osmanlı sarayında ve tebaasında Ramazan âdetleri nelerdi? İşte Osmanlı’da Ramazan gelenekleri...
Osmanlı Devleti’nde Ramazan ayına girildiğini belirlemek için ne yapılırdı?
Yüzyıllar boyunca kuşatan kuşağa aktarılan lâkin bu devirde yabancı kaldığımız Osmanlı devrinin güzel örf ve âdetleri.
Türk geleneğinde de ramazan ve kurban bayramları çok önemli kabul edildiğinden bunlar her kesimde yerleşmiş ve tören halini almış bir şekilde kutlanırdı.
Fahri Sarrafoğlu, Osmanlı'da Ramazan geleneğini güzel örneklerle anlatıyor.
Erkam Radyo’da İstanbul’un Sırları adıyla program yapan İstanbul Seyyahı Fahri Sarrafoğlu Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi ile "Osmanlı’da Ramazan ve Ramazan-ı Şerîf’in İhyâsı" konulu özel bir mülakat gerçekleştirdi. İstifadenize sunuyoruz.
Teravih ile sahur arası, Ramazan’ı özel bir zaman dilimi haline getiren sayısız âdete ev sahipliği yapardı. Gündüz az çalışıldığı için teravihten sonra uyumak çoğunlukla tercih edilmez; aile sohbetleri, oyunlar, dinî-ilmî meclisler, bazı mekânlarda şiir ve edebiyat sohbetleri gibi geleneklerle Ramazan, kültür ve medeniyetin kurucu unsurlarından biri haline gelirdi.