osmanlı

Bu Dünyada Görüşmemiz Mümkün Değil!

Bâyezîd-i Velî’nin halk arasında yaygın menkıbeleri çoktur. İşte onlardan biri...

Osmanlı’da Şiirin Önemi

Osmanlı’da şiir, devletin en üst mevkiinde bulunan pâ­di­şahtan halkın sıradan bir ferdine kadar cemiyeti en mükemmel bir sû­ret­te rûhen olgunlaştıran büyük bir müessirdir.

Hazreti Hızır'ın Her Hafta Uğradığı Cami

Kardeşi Cem Sultan'ın vefâtından sonra Sultan Bâyezîd Han, hâricî siyâsetini daha hür bir zemine oturtmak imkânına kavuştu. Ayrıca, ülke içerisinde de büyük bir îmar hamlesine girişti.

"bütün Dünyayı Verseniz Dinimi Değiştirmem!"

Sultan 2. Bâyezîd-i Velî Han, 1481 yılında pâ­di­şah olduktan sonra, saltanatının ilk 14 yılını kardeşi Cem Sultan ile uğraşmakla geçirdi. Bu durum da, hris­ti­yanlık âlemine karşı belli ölçüde âtıl davranmasını îcâb ettirdi.

Yazıya Gösterilen Hürmete Dair İbretlik Hikâye

Meşhur müfessir Elmalılı Hamdi Yazır'ın çocukken yaşadığı ibretlik hikaye, ecdadın yazıya gösterdiği hürmeti gösteriyor.

Papazlar Osmanlı'ya Hayran Kaldı

Osmanlı'da Fâtih Sultan Mehmed Han devrinde memleketin her tarafında, her karış toprağında adâlet, hak ve hukuk hâkim durumda idi. İşte bunu kanıtlayan canlı bir hikaye...

Fatih'in Vakfiyesinde Görülmemiş İncelikler

Fâtih Sultan Mehmed, toplumun korunmaya muhtaç fertleri için en hassas edep ve şefkat ölçülerini aksettiren ulvî kâideleri asırlarca evvel ortaya koyuyordu.

'kardeş Katli'nde Bilinmesi Gereken Üç Şey

Bütün kâideler, hattâ şer’î hususlar bile onları tatbik eden kimselerin kalbî âlem, olgunluk ve istikâmetlerine göre netice verir. Zira kânunlar, keskin bir bıçak veya silâh gibidir. Hak ve adâleti tevzîde de kullanılırlar, nefsin galebesiyle binbir zulme de âlet edilebilirler. Yani bıçak veya silâh, onları elinde tutanın durumuna göre hayra veya şerre kullanılabilir.