osmanlı imparatorluğu

İnsanlığın Birlikte Yaşama Esasları Bu Sözleşmede!

İnsan tek başına yaşayamaz. İlk birliktelik babamız Adem ve anamız Havva ile başlamış, dişili erkekli üreme neticesinde birlikteliğin çerçevesi genişlemiş ve genişlemeye de devam etmektedir. Özellikle ticari ve kültürel anlamda sınırların kalktığı günümüz dünyasında gelişen bu birlikteliğin oluşturduğu bir takım yeni durumlar ve sorumluluklar söz konusudur. Bu da bize insanların ne kadar birbirine muhtaç olduğunu gösteriyor.

"osmanlı'da Şaşırtan 'özgürlük'

I. Ahmed Han zamanı, devletin toprak genişliği bakımından doruk noktasında olduğu bir devirdir. Dün­ya kralları, bu devletin ihtişâmı karşısında eğiliyor ve sadrâzamların eliyle tâc giyiyorlardı. Osmanlı'daki hürriyet Batılı yazarların kitaplarına konu oluyordu...

Süleymaniye Camii Dua Halinde Duruyor

Sü­ley­mâ­ni­ye Câmii, İslâm rûhunun maddede şekillenmesidir. Uzaktan manzarası, ellerini Rabbine uzatan duâ hâlindeki bir insan silüetidir. Mîmârîye ibadetin rûhâniyeti sindirilmiştir. Mânâ, maddeye kâ‘bı­na varılamaz bir mükemmelikle in’ikâs ettirilmiştir.

Düşmanını Korkutan Kumandan

Barbaros Hayreddîn Paşa’nın koca Cezâyir’de sultanlık yapabilecek bir imkândan ferâgat edip de oraları Osmanlı’ya ilhâkı, her türlü takdîrin üzerindedir. Bu, ondaki rûhî kemâl ile birlikte İslâm birliği fikrinin ve halîfeye bağlılığının kuvvetini ortaya koymaktadır.

Emsalsiz Bir Cengâver Hâkan

Altı yüz yirmi senelik muhteşem Osmanlı Devleti’nin Yavuz Sultan Selîm Hân’a âit olan kısmı, sadece sekiz seneciktir. Onun bu kadar kısa bir zaman içinde elde ettiği muazzam muvaffakıyetleri havsalaya sığdırmak, -âdeta- imkânsızdır.

Yavuz Sultan Selim'in Gerçek Niyeti Neydi?

İslâm Vahdetini Tesis Eden Eşsiz ve Çilekeş Cihangir, Hâdimü’l-Harameyni’ş-Şerîfeyn Yavuz SultAn Selîm Han (1470-1520) kimdir? İşte kendi ağzından cevabı...

Bu Dünyada Görüşmemiz Mümkün Değil!

Bâyezîd-i Velî’nin halk arasında yaygın menkıbeleri çoktur. İşte onlardan biri...

Fatih'in Vakfiyesinde Görülmemiş İncelikler

Fâtih Sultan Mehmed, toplumun korunmaya muhtaç fertleri için en hassas edep ve şefkat ölçülerini aksettiren ulvî kâideleri asırlarca evvel ortaya koyuyordu.

'kardeş Katli'nde Bilinmesi Gereken Üç Şey

Bütün kâideler, hattâ şer’î hususlar bile onları tatbik eden kimselerin kalbî âlem, olgunluk ve istikâmetlerine göre netice verir. Zira kânunlar, keskin bir bıçak veya silâh gibidir. Hak ve adâleti tevzîde de kullanılırlar, nefsin galebesiyle binbir zulme de âlet edilebilirler. Yani bıçak veya silâh, onları elinde tutanın durumuna göre hayra veya şerre kullanılabilir.

Kanuni'ye Namazını Bozdurtan Hadise!

Osmanlı İmparatorluğu döneminde kardeş ve evlât katli me­se­lesi, alternatifsiz iki büyük mecbûrî tehlikeden en hafifini tercih etmek zarûretine binâen, nâçâr bir şekilde tatbik edilmiş bir hâdisedir. Birçok kritik durumda ortaya çıkan bu çaresizliği açıkça şu örneklerde görmek mümkündür.