Kalbin, Allâh’tan başka hiçbir şeye “aşk” sayılacak bir derecede muhabbet beslemesi, aslında gerçek bir mümin olmak için uygun görülmez. Bu fânî aşklar, ilâhî aşka bir istasyon olduğu takdirde hoş görülür.
Felsefî düşünce mahsullerinin bütünüyle yanlış olduğu söylenemez. Zira filozoflar da, hayat ve kâinâtı müşâhede, muhâkeme ve tefekkür edişlerindeki isabetleri ölçüsünde, bâzı doğrulara da ulaşabilmektedirler.