Bir kulun kalbi nasıl açılır ve genişler?
Namazı, orucu, haccı, tevbeyi, sâlih amelleri, hayır-hasenâtı, velhâsıl takvâ üzere bir kulluğu, gelip gelmeyeceği meçhul yarınlara bırakmak, büyük bir hüsran sebebidir. Peki hüsrana uğramamak için ne yapmalıyız?
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi'nin Allah ile dost olabilmekten bahsettiği Erkam Radyo ve Erkam TV de yayınlanan 13 Aralık 2021 tarihli sohbeti...
Bir Hak dostu: Rebî bin Haysem’in ölüm ve ötesine yaptığı hazırlık...
Ölümün soğuk ürpertilerinden kurtulmanın yegâne çâresi, ancak sâlihâne bir ömür yaşamaya gayret etmektir. Çünkü ölüme hazırlıklı olanlar, ölümden korku duymak yerine onu ebedî bir vuslat vesîlesi olarak telakkî ederler. Bunlar, “ölümü güzelleştirebilme”nin huzûruna ermiş mes’ud kullardır.
Dünya hayatında yani bu fânî imtihan âleminde alınacak en mühim diploma; son nefeste alınan îman şehâdetnâmesi olduğu kul tarafından asla unutulmamalıdır.
İnsan nasıl yaşarsa öyle ölür. Nasıl ölürse öyle diriltilir. Bütün bunlar düşünülünce, dili güzel kelimeler söylemeye alıştırmak, ve günü hayır üzere geçirmeye gayret etmek demek, ölümü uygun bir şekilde karşılamaya çalışmak demektir.
Ölümü bir hüsran olmaktan kurtarıp bir zafere dönüştürebilmek, onu mâtem değil de bir “Şeb-i arûs” hâline getirmek, ölüme hazırlanıp ölmesini bilenlerin kârıdır.
Ölümü hatırlamanın kalbe tesiri nedir? Ölümü hatırlamanın üç şekli.
Ömrünün son demlerinde rahatını değil, Allâh rızâsını düşünen bir şahsiyet olan Sultan 2. Murad'ın en büyük kaygısı...