Zâhirî ilimlerde rehberlik eden sâlih âlimler, fakihler, müfessirler ve muhaddisler gibi, bâtınî meselelerde yol gösteren Hak dostu mürşid-i kâmiller vardır. Onlar, Allâh’ın dînini önce kendi hayatlarında yaşar, sonra da hâl, söz ve fiilleriyle insanları irşâd ederler.
Kötülüklere sürüklenenleri mazur gören olgun, gönül insanlarını Hazreti Mevlânâ Mesnevi'de; "öyle insanların içinde sana da yer vardır" diye anlatıyor.