İbrahim -aleyhisselâm-; tek başına kaldığı îman ve tevhid mücadelesinde, yüksek fetâneti ile hem kavmini hem de kavmin reisi, ilahlık iddasında bulunan zalim Nemrut’a karşı her zaman Allah'ın (c..) yardımı ile gayret ve mücadele içinde olmuştur. İlahlık taslayan zalime karşı gerektiği yerde en güzel cevabı vererek Hak davasını savunmuştur...
Keldânî kabîlesinin hükümdârı olan Nemrûd, ilk zamanlarda âdil ve insaflı bir kimse idi. Kavmi, yıldızlara ve putlara tapardı.
Tarih şahittir ki, kendi akıllarının dar hududunda hapsolmuş bulunan Firavun, Nemrut, Atillâ, İskender, Hülâgu ve emsalleri, yaptıklarıyla bütün insanlığın düşmanı oldular. Buna mukâbil, vahyin feyziyle yoğrulup “akl-ı selîm”e nâil olan, dostluk ve muhabbetin ilâhî menbaına erişen Mevlânâ ve emsâli Hak dostları ise, hayatları boyunca, hattâ vefatlarından sonra bile insanlığa huzur ve rahmet vesîlesi oldular. Ebediyyen de bütün insanlığın dostu olarak kalacaklardır.
Çiğ köfte, geleneksel mutfak kültürümüze katkısı olan en önemli damak tatlarımızdan birini oluşturuyor. Geçmişi, rivâyetlere göre, Hazret-i İbrahim Peygamber’e kadar uzanan ve Urfa ile bütünleşmiş olan çiğ köfte, ülkemizin en önemli yemek sembollerinden biri hâline geldi. Bugün acılı ve acısız, etli ve etsiz şekilde yapılan çiğ köftenin ortaya nasıl çıktığını ve yapılış şekillerini Şebnem Dergisi yazarı Nejla Baş anlatıyor.
Tarih şahittir ki, kendi akıllarının dar hududunda hapsolmuş bulunan Firavun, Nemrut, Atillâ, İskender, Hülâgu ve emsalleri, yaptıklarıyla bütün insanlığın düşmanı olmuşlardır. Buna mukâbil, vahyin feyziyle yoğrulup “akl-ı selîm”e nâil olan, dostluk ve muhabbetin ilâhî menbaına erişen Mevlânâ ve emsâli Hak dostları ise, hayatları boyunca, hattâ vefatlarından sonra bile insanlığa huzur ve rahmet vesîlesi olmuşlardır. Ebediyyen de bütün insanlığın dostu olarak kalacaklardır.