Bu dünya sadece yiyip içmek ve eğlenmek için mi yaratıldı, yoksa insan bir kulluk imtihanının içinde mi yaşıyor? Alınan ilimler, Allâh’a kulluk zeminine oturmadığında neden fayda yerine zulüm ve fesada dönüşebiliyor? Kulluk dersi olmadan verilen tıp, hukuk ve fen eğitimi insanlığı hangi tehlikelere sürüklüyor? Gerçek anlamda faydalı bir nesil yetiştirmenin yolu, eğitimi hangi mânevî temele dayandırmaktan geçiyor?
Kâinatta var olan her zerre, dâimâ Cenâb-ı Hakk’a itaat hâlinde. Güneş bu itaat çerçevesinde doğup batıyor. Günler bu itaatle uzayıp kısalıyor. Toprak bu itaati sebebiyle bağrına emanet edilen tohumu büyütüyor. Mesela bir balık, bu itaate başkaldırarak suyun dışında yaşamaya çalışmıyor. Zira suyun dışı, kendisi için bir ölüm okyanusu. Yani bütün mevcudat Allâh’a olan bu itaatleri dolayısıyla hayatlarından memnun ve huzur içerisinde.