İbadetlerin zâhirî şartları kadar bâtınî şartları da ehemmiyetlidir. Nasıl ki namaza, tahâret, abdest gibi zâhirî şartlar ikmâl edilmeden başlanamazsa; ihlâs, huşû ve huzûr gibi kalbî şartlar sağlanmadan, yani kalp mânen hazırlanmadan da namaza başlanamaz. Namaz ve diğer ibadetlerin en mühim şartıda “huşû”dur.
İki Cihan Güneşi Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-“Hırsızların en kötüsü, namazdan çalandır. Yani rükûsunu, secdesini, huşû ve kıraatini tam yapmayarak çalandır.” buyurdu. Bu mânâda tâdil-i erkân, namazda özellikle dikkat etmemiz gereken bir husustur. Namazın içindeki farzları doğru, düzgün, kuvvetlendirerek yapmaktır. Bunları yapmadığımızda ise Efendimiz'in (s.a.v.) ifadesiyle "namazdan çalmış" oluruz.