Bedr-i Suğra vakası nedir? Bedr-i Suğra seferi neden yapıldı?
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve Hz. Ebubekir'in Mekke'den kaçarak sığındıkları Sevr mağarasında beklerken müşrikler Sevr mağarasının ağzına kadar geldiler ve onlar da endişeye kapıldılar. Efendimiz Hz. Ebubekir'e «Üzülme, Allâh bizimle berâberdir!» diyordu; Allâh da O’na sekînetini indirmiş, görmediğiniz askerlerle O’nu desteklemişti.
Kur’ân’ın tatbik edilmiş hâli olmasından dolayı sünnet, Kur’an’ın yanında İslâm’ın vazgeçilmez ikinci kaynağını oluşturmaktadır. Allah’ın kitab’ı ve Rasûlü’nün sünneti, ayrılmaz iki kaynak olarak İslâm toplum yapısının hem teşekkülünü, hem de özelliklerini yitirmeden devamını sağlamıştır.
Müşrikler, Hudeybiye Sulh Anlaşması’nı, iki sene sonra, müslümanlara karşı işledikleri büyük bir katliâm ile bozmuşlardı. Üstelik Allah Rasûlü’nün yeniden yaptığı sulh tekliflerini de dikkate almadılar. Daha sonra ise büyük bir korkuya kapılarak liderleri olan Ebû Süfyân’ı Medîne-i Münevvere’ye gönderdiler.
İslâm, müslümanlara hesap gününü düşünerek yaşamayı ve kimsenin hakkına tecâvüz etmemeyi öğretir. Rasûlullah -sallâllahu aleyhi ve sellem- kâmil bir mü’mini şu veciz ifadelerle târif etmiştir: “Müslüman, dilinden ve elinden müslümanların zarar görmediği kimsedir...” (Buhârî, Îmân, 4-5)
Ebû Basîr es-Sekafî radıyallahu anh, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in “Ne yaman adam!” iltifatına mazhar genç bir sahabi!...