Musîbet ne demektir? Kısaca anlamı nedir?
İslâm toplumu bir vücut gibidir; bir uzvun hastalığının bütün vücudu rahatsız etmesi gibi, bir müslümanın başına gelen belâ ve musibetleri, bütün Müslümanlar kendilerine dert edinmelidir.
Müslüman, toplumu içten yıkmak için ustaca planlanmış tuzaklara karşı, müslümanı müslümana düşürecek tuzaklara karşı her zaman uyanık olmalı. Bu yazıda da müminlerin başına gelebilecekleri tuzaklar örnekler ışığında anlatılıyor.
Müʼmin, musîbetlerin bütün şiddetiyle gelip çattığı anda nasıl davranmalı? Sabrın önemini belirten kıymetli bir delildir ki Cenab-ı Hakk, sabır kahramanı Eyüp -aleyhisselam-ı, musibetlere karşı gösterdiği sabır sebebiyle "Ne güzel kuldu!" hitabıyla niteliyor. İşte Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin anlatımıyla; sabır...
Hakîkî zenginliğin ölçüsü, mal çokluğu ve cüzdan kabarıklığı değil; kanaat ve gönülden infaktır. Paranın yeri gönül değil, cüzdandır!
Ortada bir hastalık, bir sıkıntı ve bir problem varsa ille yapılacak iş bunların çıkış sebeplerini araştırmak ve problemleri gidermek için çare üretmektir. Bugün yaşanılan tabloyu kalemle ifade etmeye ihtiyaç yoktur. Çünkü yalın gerçek söze ve yazıya hacet bırakmadan varlığını bizzat haykırmaktadır.
Ölünün başında söylenecek söz ve cenaze sahibinin söyleyeceği söz hadis-i şeriflerde şöyle rivayet edilmektedir.
Sabır, imanını koruması için müslümanın en büyük sığınağı ve silahıdır. Aşağıdaki hadiste, sabrın en çâresiz ortamlarda bile gerekli ve sonucunun gerçekten fevkalâde büyük ve memnuniyet verici olduğuna dikkat çekilmektedir.
Câfer-i Sâdık Hazretleri, uzleti tercih edip kendini ilme ve ibadete vermiş, âbid, zâhid, huşû hâlinde yaşayan büyük bir Allah dostudur.
Bu dünya, imtihan dünyasıdır. İnsan dünyada çeşitli şekillerde imtihan edilir. Bu imtihanlarda gösterilecek olan tavır, sabırdan ibârettir.