Peygamber Efendimiz -sallâllahu aleyhi ve sellem-'in bir hadis-i şeriflerinde mü'minin nasıl bir hayat sürmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Altınoluk Dergisi yazarlarından Cafer Durmuş Peygamber Efendimiz –sellallahu aleyhi vesselem–’in öğrettiği kardeşlik hukukunu ve İmam Gazali’nin özetlediği 8 maddede kardeşlik haklarını anlatıyor.
Yüzakı Dergisi Nisan [2015] sayısında Hazret-i Muhammed Mustafâ Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in öğrettiği İslam'ı bugün temsil edebilme vasfını taşıyan mü'minlere sesleniyor.
Aylık edebiyat ve şiir dergisi Yüzakı, 2015 yılı abonelerine Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin Hazret-i Mevlânâ’nın Gönül Deryâsında "SIR ve HİKMET İNCİLERİ 2" kitabını hediye ediyor.
Allahütela Kur’ân-ı Kerim'de, baştan sona insanların kalplerine “havf” ve “recâ” dengesini kurmayı öğretir. Bazen tek bir âyetin içinde hem korku verecek ifadeler, hem de ümit vaad eden müjdeler vardır.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi bu haftaki sohbetinde kulluğun ve imân nîmetinin ehemmiyetinden bahsediyor.
Son nefes hususunda peygamberler hâricinde hiç kimse teminat altında değildir. Bu sebeple mü’min, ömrü boyunca havf ve recâ (korku ve ümit) duyguları arasında, “Sana yakîn (ölüm) gelinceye kadar Rabbine kulluk et!” (el-Hicr, 99) âyet-i kerîmesinin sırrına ermeye çalışmalıdır.
Altınoluk Dergisi Ocak [2015] sayısında “Hayatta İken “İnna Lillah” Diyebilmek –Biz Allah’a Aitiz– ifadesini başlığa taşıyor. Altınoluk’un çıkış safhasından itibaren her şekilde içinde yer alan bir gönül dostu Fahreddin Tivnikli Bey’in geçen ay içinde dâr-ı bekâya uğurlanışına adanan bir sayı olma özelliğini de taşıyor bu ay ki Altınoluk.
Altınoluk Dergisi'nin Aralık [2014] sayısının kapak konusu “Grup Nefsinin Terbiyesi”. Altınoluk bu sayısında, İslam’a hizmet gayesiyle oluşmuş yapıların da bir nefis sahibi olduğundan yola çıkıyor ve bunun da terbiye edilmesi gerektiğini ifade etmeye çalışıyor.
Bursevî Hazretleri şöyle buyurur: “Denilmiştir ki: «Eğer insanlar birbirini sevseydi ve karşılıklı muhabbet duysaydı, adâlete ihtiyaçları kalmazdı. Çünkü adâlet, muhabbetin yerine kaim olur. Muhabbetin olmadığı yerde adâlete ihtiyaç duyulur.»Yaratanʼdan ötürü bütün yaratılanları gönlüne sığdırabilenlere ne mutlu! İnsanın esas hüneri, kalbini bu genişliğe ulaştırabilmesidir.