Yaz bulutu hâlinde gelip geçen dünyâ hayatını, âhiret endişesi olmadan yaşamak, gündüzü akşamsız telâkkî etmek gibi abes bir şeydir.
Düşünmeliyiz ki, bugün bizler, vahşet ve katliam diyarından gelen Sûriyeli kardeşlerimizin yerinde olabilirdik, onlar da bu cennet vatanda yaşıyor olabilirlerdi. Biz onların kapısına sığınmış olsaydık nasıl karşılanmayı bekler, gördüğümüz muâmeleye karşı ne düşünürdük?..