Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin yeni kitabı, "Toplumun Kalbindeki Yara İSRAF" çıktı.
Mânevî terbiye yolculuğunda âdâba riâyet, maksada ulaşmanın ilk şartıdır. Cenâb-ı Hakkʼın rızâ ve muhabbetine vuslat da, Oʼnun emirlerini îfâ etmek kadar, bu emirleri “tâzîm li-emrillâh” düstûrunca, yüksek bir tâzîm ile, yani edep ve hürmetle yerine getirmeye bağlıdır.
Hakkʼın dergâh-ı izzetine yol bulabilmek için, evvelâ mânevî terbiye ile nefsin hevâ ve hevesini bertaraf etmek zarurîdir.
Mânevî terbiyenin en mühim gâyelerinden biri “el kârda gönül Yâr'da” düstûrunu kazandırmaktır. Bu düstur sadece ibadetler esnâsında değil, dünya ile meşgûliyette bile gönlü Hakkʼa verebilmek ve hayatın hiçbir safhasında Oʼndan gâfil kalmamaktır. Böylece dâimî bir zikir hâline kavuşabilmektir.
Manevi sohbet edecek kişinin 17 özelliği...
En güzel sohbet, âyet-i kerîmeler ve hadîs-i şerîfler muhtevâsında yapılan sohbettir. Cenâb-ı Hak, kullarının bir araya gelerek âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerle müzeyyen bir sohbet meclisi oluşturmasından hoşnut olur.
Mânevî terbiyenin en mühim vasıtalarından biri olan “sohbet”ten lâyıkıyla istifâdenin ilk şartı, onun kıymet ve mâhiyetini idrâk etmektir.
İbadetlerle ihyâ edilen bir Ramazan’dan sonra tekrar yanlışlara, günahlara, gaflete dûçâr olmak, doldurulan çuvalın ağzını bağlamadan terk etmeye benzer. Biriktirilen, kazanılan ne varsa dökülür, elde sadece hüsran kalır.
Abdullah Sert Bey, nefsimize karşı insanı besleyen manevi enerjiyi anlatıyor.
Cenâb-ı Hakk’ın lûtfuyla büyük bir servete sahip olan Allah dostunun zengin Müslümanlara örnek olacak hizmetleri...