Mağfiret: Allah Teâlâ’nın, kullarının günahlarını afvetmesi, ilâhî merhamet, gufrân, yarlığama anlamlarına gelmektedir.
“Onlar (müşrikler) cehenneme çağırır. Allah ise izni (ve yardımı) ile cennete ve mağfirete çağırır.”2 âyeti sanki beni alıp götürüyor; mü’minleri cennete çağıran diğer âyetlerle birer birer buluşturuyor. Rabbimin mü’minleri dâr-ı selâma davet edişindeki sıcaklığı satırlar vasıtasıyla sadırlara taşıyabilme ümidi doğuyor içime.
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in merhameti ve affediciliği nasıldı? Peygamberimizin (s.a.v.) affedici ve merhametli olması ile ilgili örnekler.
Ramazân-ı Şerîf bambaşka bir rahmet iklimi, müstesnâ bir mağfiret mevsimidir… Cenâb-ı Hakk’ın biz kullarına büyük bir ihsânı, muazzam bir lûtfudur.
Cenâb-ı Hakk’a hamd olsun ki, bizleri yine mübârek Ramazân’ın uhrevî iklîmine kavuşturdu. Ramazân-ı Şerîf, ömür takvimi içerisinde müstesnâ bir lûtuf ve rahmet ayı... Cenâb-ı Hakk’ın ümmet-i Muhammed’e büyük bir ihsânı, muazzam bir ikrâmı… Mü’minler için mânevî kıymetlerle dolu olan ilâhî bir hazîne… Nitekim bir hadîs-i şerîfte: “Eğer kullar, Ramazan’ın fazîletlerini bilselerdi, bütün senenin Ramazan olmasını temennî ederlerdi…” buyruluyor. (Heysemî, c. III, sf. 141)