İnsanlık tarihi boyunca hiçbir filozofun görüşlerini hayatına tatbik ederek saâdet ve selâmete ermiş bir toplum gösterilemez. Onların öne sürdükleri fikirler, yaşanması mümkün olmayan kuru nazariyelerden ibaret kalmış ve umûmiyetle kütüphanelerin tozlu raflarındaki kitaplarda hapsolmaya mahkûm olmuştur. Hayata intikâl ettirilmek istenen bâzıları ise yeryüzünü kan ve gözyaşıyla sulamaktan başka bir işe yaramadan, kısa bir müddet sonra tarihin çöplüğüne atılmışlardır.
İ‘lâ-yı kelimetullâh yolunda muhteşem bir cihan devletinin temelini atan cengâverler sultânı[1] Osman Gâzi'nin (1258-1326) hayat hikâyesi.