Cenâb-ı Hak:“(Rasûlüm!) Onu (Kur’ân-ı Kerîm’i) Rûhu’l-emîn (Cebrâil) uyarıcılardan olasın diye, apaçık Arap diliyle, Sen’in kalbine indirmiştir.” (eş-Şuarâ, 193-195) buyuruyor. Yani Efendimiz’in hayatı ve fem-i muhsininden sâdır olan hadîs-i şerîfler Kur’ân’ın hayata tatbîki ve fiilî bir tefsîri mâhiyetindedir. O’ndan ayrı düşmek ise, dalâletin zirvesidir.