"Fatih Çollak ile Kur'ân Dersleri" 2. dönem (Bahar Dönemi) kayıtları başladı.
Kur’ân-ı Kerîm’de insanın anlama, akletme, idrâk, tedebbür, tefekkür, basiret ve firâset merkezi olarak kalbe dikkat çekilir. Kur’an’ı okuyan herkes, elbette bir şey anlar. Ama önemli olan murâd-ı ilâhîyi (Allah’ın kastettiği mânâyı) anlayabilmektir.
Bir hedefe ulaşmak için nasıl vâsıtalara ihtiyaç varsa, tefekkürün de gerçekleşmesi için bazı vasıtaları kullanmak, daha verimli bir faaliyet yapmamızı sağlayacaktır. Bu bağlamda çocuklarımızı Kur’ân ile buluşturma, Kur’ân ile tefekkür'ün nasıl olacağı üzerinde duracağız.
Kur’ân-ı Kerîm asıl kalp ile okunur. Kimin kalbi Cenâb-ı Hakk’a ve Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e daha çok bağlı ise, o, Kur’ân’ın esrârına daha fazla vâkıf olur. Câfer-i Sâdık Hazretleri de böyle bir kalbî kıvâma sahip olduğu için, âyet-i kerîmelerdeki inceliklere âşinâlığı herkesten fazla idi.
Öğrendiği âyetin dehşet ve heybetinden hasta olup ölüm döşeğine düşen ve çok geçmeden rûhunu teslîm eden çocuğun ibretlik hikâyesi...
Kur'ân'ı Kerim-i okumanın, anlamanın ve onu hayatında tabik ederek yaşamanın önemi nedir? Kur'ân'ın bizlere şefaati ve şikayeti nasıl olacak? Mahşer günü Kur'ân'dan nasıl hesaba çekileceğiz? Azap ve mükafatlandırma nasıl olacak? Sizler için derledik...
Yüce Kur’an insanlık için bir rahmet, Müslümanlar için de hidayet kaynağı bir rehberdir. Allah Teâlâ Peygamber Efendimizi ve Kur’an’ı göndermekle bizlere büyük bir ihsanda bulunmuştur. Ne var İslam âleminin içinde bulunduğu duruma baktığımızda, bu iki büyük nimetten yeterince istifade edemediğimiz anlaşılıyor.
Mevlânâ hazretleri şöyle buyurur: “Kur’ân-ı Kerim’i en iyi anlayanlar, onu yaşayanlardır.” Kesâfetle buğulanmış ve kararmış kalblerin Kur’ân-ı Kerîm’den alacağı hiçbir şey yoktur. Nitekim İslâm’ı araştıran batılı müsteşriklerde, zâhirî ilim olup kalbî hayât olmadığı için Kur’ân onlara hidâyet vermez ve esrârını açmaz.
Mâsum gönüller, Allah -celle celâlühû-, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ve Kur’ân-ı Kerîm’in muhabbet ve rûhaniyetiyle dolduğu zaman, ibadetler de şevk ve huşû içinde kemâle doğru mesâfe alır. Kalplerindeki îmanları kuvvetlendiği için, gönül dünyaları da zenginleşir. Kur’ân-ı Kerîm’i bambaşka bir lezzetle tilâvet ederler. Emir ve yasaklarına karşı dikkatli olurlar. Kur’ân ve Rasûlullâh’ın ahlâkıyla ahlâklanırlar.
Kayseri Müftülüğü 4-6 yaş grubu işitme engelliler için düzenlenen kurslarda işaret diliyle Kur'an-ı Kerim öğretiliyor. Ayrıca kursta çocuklara dini simgeler ve sembollerle değerler ve ahlak eğitimi de veriliyor.