Kur’ân-ı Kerîm “takvâ” üzere bulunan, yani Allâhʼın muhabbet ve rızâsından mahrum kalma endişesiyle titreyen hassas bir gönle hidâyet, şifâ ve rahmet menbaıdır.
Bu sûrede insan ruhuna zararı düşünülen, din ve dünya bakımından çekinilmesi, korunulması lâzım gelen şerlerin hepsi sayılarak onlardan Allâh’a sığınmak emredilmiştir. Kurtuluş, ancak bundadır.
Kur’ân-ı Kerîm, ashâb-ı kirâmın hayatına öylesine girmişti ki, onlar her hususta Allâh’ın kelâmına mürâcaat eder olmuşlardı. Hastalıklar karşısında şifâ taleb edeceklerinde, bunu Kur’ân ile yaparlardı.