İslâm, akla büyük bir değer verir. Öyle ki, onu mes’ûliyetin iki temel şartından biri sayar. Her vesîleyle, aklı lâyıkıyla kullanmayı telkin eder. Bununla birlikte onun hakîkatleri kavrayış kâbiliyetinin sınırsız olmadığını da beyân eder. Zira Cenâb-ı Hak, yarattığı hiçbir varlığa hudutsuz bir kudret lûtfetmemiştir.