Îman esaslarından biri de, hayır ve şerrin Allah Teâlâʼdan olduğuna inanmaktır. Cenâb-ı Hak ile kalbî irtibâtı sağlam olanlar, başlarına gelen müsbet-menfî her şeyin, aslında ilâhî bir imtihan tecellîsi olduğunu bilirler.
Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri buyurur: “Müslüman kardeşlerine saygısızlık yapmanın ve onları horlamanın verdiği zarar kadar, kişiye hiçbir günah zarar vermez.” [1]
Hazret-i Ali -radıyallâhu anh- buyurur: “Kendini beğenme! Yüzüne karşı seni övenlere îtibâr etme! Yaptığın iyilikleri insanların başına kakma, yaptığın işleri büyütme, verdiğin sözden dönme! Başa kakmak, iyiliği bitirir; mübalâğa, hakîkati söndürür; sözünde durmamak ise Hâlık’ın da halkın da nefretini celbeder.”
Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz bütün günahların kaynağının kibir, hırs ve hased olarak bildiriyor. İşte o Hadi-i Şerif ve açıklaması.
Büyük fitne günlerindeyiz. Elimizi, dilimizi Müslüman kanına bulamamaya, fitne ve kargaşaya ortak olmamaya çalışmamız lazım!.. İslam’ın fitne dönemlerini ve Peygamberimiz’in ve ashabının fitne imtihanı ile nasıl başa çıktığını bu makalede okuyabilirsiniz.
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Altınoluk Dergisi'nin Mart sayısında yayımlanan makalesinin son bölümünde "kibir" konusuna değindi. Yazıda, Kur'an-ı Kerim'de kibirlendikleri için cehenneme atılacağı zikredilen Karun, Ebrehe gibi kimseleri örnek gösteriyor.
Altınoluk Dergisi'nin Mart sayısında Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri'nin "Kibir İnsanı Alçaltır" başlıklı makalesi yayımlandı.
Riya nedir? Ucup nedir? Kibir nedir? Haset nedir? Marmara İlahiyat Fakültesi Profesörü Ömer Çelik İslam ve İhsan'da anlatıyor.