Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kim bir kardeşinin ihtiyacını görmek için yürürse, Allah Teâlâ onu yetmiş beş bin melek ile gölgelendirir. Bu melekler ona duâ ederler. O işi bitirinceye kadar ilâhî rahmet deryâsı içinde olur. Kardeşinin işini görüp bitirdiğinde ise kendisine bir hac ve umre sevâbı yazılır…” (Heysemî, II, 299; VIII, 193)
Bugünün en önemli imtihanlarından biri biz müslümanlar için kardeşlik ve fedakârlık imtihanıdır.
Kardeşliğimize zarar veren en büyük etken kusurları nedeniyle kardeşimizin üzerini çok kolay bir şekilde çizmemizdir.’’ Kardeşinin kusurunu örtenin, kusurunu Allah örter’’, nebevi tavsiyesini zaman zaman göz ardı etmekteyiz. Bu da insana ihtiyacın had safhada olduğu şu zor günlerimizde büyük, insan israf ve kıyımına sebep olmaktadır.
Mukaddes topraklarda her yıl belli zamanlarda, dünyanın her yerinden farklı ırklara, dillere, mezheplere, makam ve mevkilere sahip milyonlarca insan bir arada dini vecibesini yerine getiriyor ve kardeşçe. Kavga etmeden, zulm etmeden, kalp kırmadan...
Aziz Mahmûd Hüdâyi Vakfı, başta Suriyeliler olmak üzere farklı coğrafyalardan ülkemize gelen muhacir kardeşlerimize, İstanbul’da ihtiyaç sahibi ailelere her ay düzenli olarak erzak paketi yardımı yapıyor. İslam ve İhsan olarak, vakfın insani yardım ve sosyal hizmetler koordinatörlüğü ekipleriyle beraber Sancaktepe’de yardım yapılan iki Suriyeli ailenin evine misafir olduk ve neler yaşadıklarını dinledik.
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Cuma hutbesi yayımlandı. Bu haftaki cuma hutbesinin konusu "Mümince Yakarışın Adı Dua".
Sohbet kardeşliğinde bulunan mü’minler, hem birbirlerine karşı nâzik ve güzel davranmalı hem de kendilerine karşı yapılan hatâ ve kusurları affetmelidirler.
Özellikle dini sohbet edenler, kardeşlerinin her hâliyle ilgilenmeli, dertleriyle dertlenmeli, sevinçleriyle sevinmeli ve onları hakîkî bir dost bilmelidir. Dostluk ve kardeşliğin hâl lisânına da âşinâ olmalıdır.
Sohbet eden kişi, görüştüğü kardeşleriyle ilgilenmeli, onların karakter ve ahlâkını çok iyi bilmelidir ki, onların rûhuna tesir edecek, onlara huzur ve mânevî neşve verecek bir yol bulabilsin.
Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan cuma hutbesinde, "Şiddet ve terörle kalplerimize korku salınmaya çalışılıyor. Bu zorluk zamanlarında biz müminlerin sakınması gereken en büyük tehlike ise ümidin kaybedilmesidir." ifadelerine yer verildi.