Boş bardakla ikram olmayacağı gibi, söyledikleriyle yaşadıkları birbiriyle tezat teşkil eden, özü sözüne uymayan kimselerin yaptıkları öğüt, îkaz ve telkinler de, muhâtaplarına tesir edemez. Zira sözün tesir bereketi, kişinin ihlâs ve takvâ ile o hakîkati yaşaması nisbetindedir.
Mü’min önce kendisini mânen ihyâ edecek, ardından muhitini ve toplumunu irşâd edecek. İçtimâîleşmek; Allah için bir araya gelmek, iyilik ve takvâ üzere yardımlaşmak, hayırlara anahtar, şerlere kilit olmak ve toplum hâlinde Allâh’ın dâvetine icâbet etmek demektir.