İslamiyet, fert ve toplumun dünya ve ahiret mutluluğunu her şeyin üzerinde tutan bir dindir. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in dünyevî ve uhrevî işleri düzenleyen hadisleri bu mutluluğu sağlayacak prensiplerle doluydu.
Ubeydullah Ahrâr Hazretleri bütün ömrünü, halkın irşâdı ve hayır hizmetleriyle geçirdi. Fıkarât, Risâle-i Havrâiyye, Risâle-i Vâlidiyye, Ruka‘ât (Mürâselât) gibi kıymetli eserler kaleme aldı.
İ‘lâ-yı kelimetullâh yolunda muhteşem bir cihan devletinin temelini atan cengâverler sultânı[1] Osman Gâzi'nin (1258-1326) hayat hikâyesi.
Sufiler irşad dediğimiz insanları aydınlatma, Hakka götürmeyi de hayatlarının en önemli vazifesi olarak görmüşler, sohbet ve zikir meclisleri ile İslam’dan gafil yaşayan Müslümanları İslam’ın güzellikleri ile buluşturmuşlardır. Yeni fethedilen bölgelere kurulan tekkeler ile de gayr-i müslim halka İslam’ı tebliğ etmiş, güzel ahlakları ile onları kendilerine hayran bırakmışlardır.
Ümmü Şerîk radıyallahu anha Mekke’de ev ev dolaşarak Kureyş’li kadınlara İslâm’ı anlatan bir tebliğci.. Allah’a ve Resûlüne iman etmenin ve teslimiyetinin mükâfâtını hayatında iken gören bahtiyar bir hanım sahâbî... Mekke müşriklerinin işkencelerine rağmen imanından taviz vermeyen, açlığa ve susuzluğa katlanan bir kahraman hanım...