Nezir (adak), kişinin dinen yükümlü olmadığı bir ibadeti yapmayı kendisi için bir yükümlülük haline getirmesidir. Kişi, oruç tutmayı adamışsa, bu adak orucunu tutması vâciptir.
İmama namazın başında değil, birinci rek‘atın rükûundan sonra, ikinci, üçüncü veya dördüncü rek‘atlarda uyan kimseye mesbûk denir. Son rek‘atın rükûundan sonra imama uyan kimse bütün rek‘atları kaçırmış olur.
İmamla birlikte namaza başlamasına rağmen, namaz esnasında başına gelen bir durum sebebiyle namaza ara vermek zorunda kalan ve bu sebeple namazın bir kısmını imamla birlikte kılamayan kimseye lâhik denir.
Müdrik "idrak etmiş, yetişmiş, kavuşmuş" gibi anlamlara gelir. İlmihal ıstılahında, namazı tamamen imamla birlikte kılan kimseye müdrik denir.
Cemaatle kılınan namazda, imama uymuş kişilerin namazı imamın namazına bağlı olduğu için, imamın namazının bozulması durumunda ona uyanların da namazları bozulur. Dolayısıyla bir rükün veya şartın ihlâli gibi bir sebeple imamın namazı bozulacak olursa imamın o namazı iade etmesi gerektiği gibi cemaatin de iade etmesi gerekir. İmam namazının bozulduğunu farkettiğinde bu durumu cemaate bildirmelidir.
Namazı kılmanın belli bir şekli var mı, namazın âdâbı nasıl olmalıdır?
Prof. Dr. Ömer Çelik, Kur'ân-ı Kerim'in kalbi olarak nitelendirilen Yasin suresinin önemini anlatıyor.
Bir kişinin salih ameli, 600 bin kişinin haccının kabûlüne vesile olabilir mi? Peki bu kıssadan günümüze nasıl bir ders çıkarmalıyız?
Prof. Dr. Orhan Çeker, fitrenin verilme zamanını anlatıyor...