Zekât, verilmesi gerekenin asgarîsidir. Zekâtı vermek, artı bir fazîlet sergilemekten ziyade, bir borcun îfâsıdır. Çünkü zekât, mü’minin malında, fakirin hakkıdır. O hakkı ödemeyen, gasp etmiş olur. Bu sebepledir ki, en kötü hırsızlık; zenginlerin, zekât vermemek sûretiyle fakirlerin malını çalmasıdır.
Cömertlik, elde var olanı, ondan mahrum olana ikram etmektir. Cömertliğin zirvesi ise “îsâr”dır.
Abdullah Sert Bey, Cimri ile cömertin misalini anlatıyor...