Iskat-ı savm ne demektir? Iskat-ı savm nasıl hesaplanır? İşte cevapları...
Cenaze namazının kabul olması için gerekli şartlar nelerdir? İşte cenaze namazıyla ilgili hükümler...
Abdest ve gusülden (boy) abdestinden sonra kılınması tavsiye edilen namaz, geçmiş günahların affolmasına vesile oluyor.
Yolculuğa çıkış ve yolculuktan dönüş namazı, yolculuğa çıkarken işlerini kolaylaştırması ve sağ salim yuvasına kavuşturması için Allah Teâlâ'ya yakarmak, yolculuktan döndükten sonra da yuvasına, eşine, dostuna kavuşturduğu için teşekkür etmek için kılınır ve menduptur.
Duhâ, kuşluk vakti demektir. Zamanında kılınamayan sabah namazı yerine kuşluk vakti kılınan namazdır.
Teravih, Arapça tervîha kelimesinin çoğulu olup “rahatlatmak, dinlendirmek” gibi anlamlara gelir. Ramazan ayına mahsus olmak üzere yatsı namazından sonra kılınan sünnet namazın her dört rek‘atının sonundaki oturuş, tervîha olarak adlandırılmış, sonradan bu kelimenin çoğulu olan terâvih kelimesi Ramazan gecelerinde kılınan nâfile namazın adı olmuştur.
Vitir (vitr) Arapça’da çiftin karşıtı olan “tek” anlamına gelir. Hz. Peygamber günün kılınan son namazının tek (vitr) olmasını tavsiye ve teşvik etmiş (Müslim, Müsâfirîn, 53) ve bu namazı uyanacağından güvende olanın, sabah namazının vaktinin girmesinden biraz önce,( Tirmizî, Vitr, 12; Ebû Dâvud, Vitr, 8) gece uyanamayacağından endişe edenlerin ise yatsı namazından sonra ve yatmadan önce kılabileceklerini bildirmiştir. (Müslim, Müsâfirîn, 53.) Şâfiî, Mâlik ve Ahmed İbn Hanbel’e göre sabah namazını kılmadığı sürece, vitir namazı fecirden sonra da kılınabilir.
Cuma namazının farz olabilmesi için belli birtakım şartların gerçekleşmiş olması gerekir. Bu şartlar vücûb şartları ve sıhhat şartları olmak üzere iki çeşittir. Vücûb şartları, Cuma namazı kılmakla yükümlü olmanın şartlarıdır; sıhhat şartları ise kılınan namazın sahih yani geçerli olmasının şartlarıdır. Sıhhat şartları yerine Cuma namazının edasının şartları da denilir.
İmama namazın başında değil, birinci rek‘atın rükûundan sonra, ikinci, üçüncü veya dördüncü rek‘atlarda uyan kimseye mesbûk denir. Son rek‘atın rükûundan sonra imama uyan kimse bütün rek‘atları kaçırmış olur.
İmamla birlikte namaza başlamasına rağmen, namaz esnasında başına gelen bir durum sebebiyle namaza ara vermek zorunda kalan ve bu sebeple namazın bir kısmını imamla birlikte kılamayan kimseye lâhik denir.