Mânevî açıdan kalp, insanın gönül dünyasının merkezini teşkil eden, Rabbanî bir noktadır. İlâhî tecellilerin yansıdığı bir odak olan kalp, aynı zamanda hissiyatın görüldüğü, fikirlerin neşv ü nemâ bulduğu yer, yani dimağdır. O, duygunun, düşüncenin ve hareketlerin merkezi konumundadır.
Kâmil bir müʼminin fârik vasıflarından biri de geçim ehli olmasıdır. Nitekim Efendimiz r-sallâllahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “Mü’min, başkalarıyla ülfet eder (hoş geçinir) ve kendisiyle ülfet edilir. Kimseyle ülfet etmeyen ve kendisiyle de ülfet edilmeyen kişide hayır yoktur.” (Ahmed, II, 400, V, 335)