İlmin zâhir ve bâtında kemâlinin alâmeti, o ilmin faydalı olmasıdır. İlmin faydası ise, sahibinin haşyet ve takvâsını artırmasıdır. Yani kulun istikametidir.
Yrd. Doç. Dr. Adem Ergül, İlim meclislerinde, nasihat verirken, ilmi ve nasihati verenin vereceği ilmi ve bilgiyi nasıl vermesi gerektiği hakkında üç temel kuralı "Nasıl? Ne zaman? Kime?" anlatıyor.
Kendi bilgimizin üstünlüğüne inanarak diğer insanların bilgisini ve ilmini hakir görmek gibi bir hastalık her kalbin düşmanıdır. İşte böyle bir durumun yaşandığı bu metnimizde her ilmin ne kadar kıymetli olduğu görülecektir...
Hüner Derneği bir yıl içinde 3 binden fazla öğrenci ile bire bir buluşarak şahsiyet gelişimleri eğitimi verdi.
"Şeriat, tasavvuf, ilim, irfan" ne demektir? Alimlerin ve tasavvuf büyüklerinin anlatımıyla cevapları...
Faydalı bilgi hangi bilgidir? Faydalı ilim, kula Rabbini tanıtan, bu âleme geliş ve bu âlemden gidişin hikmetini kavratan, dünyâ hayatındaki imtihanların farkında olmayı sağlayan, insanı inceliğe, hassâsiyete, rikkate ve tefekküre sevk eden ilimdir.
Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, Cenâb-ı Hak’tan üç türlü ilim telakkî etmiştir...
Cenâb-ı Hak bütün ilimleri, kendisinin bilinmesine bir vâsıta olarak halk etmiştir. Diri kalpler için her ilim; sebepten müsebbibe, eserden müessire, sanattan sanatkâra götüren bir vesîledir.