Mahzun gönülleri mesrur edenin gönlü mesrûr olur. Ağlayanı güldürmek, sıkıntıya düşeni feraha kavuşturmak, düşeni kaldırmak, dertliye dermân olmak, muhtacın elinden tutmak gibi nerede yıkık ve mahzun bir gönül varsa yanında olmak, ilâhî rahmeti ve feyzi sağanak yağmurlar gibi insanın üzerine çeken sâlih amellerdir. Şu gökkubbenin altında gönül huzuruna ve ilâhî rızaya eriştiren en kısa yollardan biri budur.
İnsanın kulluk sınavı için hayat ve ölüm gerçeğini yaratan ve ona “En güzel amel ve davranışı ortaya koyma” hedefi gösteren [1] Yüce Rabbimiz, “En güzeli ortaya koyanlara en güzel karşılık (hüsnâ) ve daha fazlasını” ikram edeceğini de müjdelemiştir [2].