İnen ilk emir olan "Oku" emrini nasıl anlamalı ve amel etmeliyiz? Üç maddede "Oku" emrinin şerhi...
Cenâb-ı Hakk’ın Kur’ân-ı Kerîm’de insanlığa ilk hitâbı olan “Oku” emrini nasıl anlamalı ve bu emrin ufkunda nasıl derinleşmeliyiz? Bu hususta nelere dikkat etmeliyiz? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi cevaplıyor...
Prof. Dr. Ömer Çelik ile Kur'ân'ın "oku" emri üzerine konuştuk.
Sadi Şirazi, “Bir tek ağaç yaprağı bile O’nu tanımak için bir divandır” diyor. Gerçekten de bir yaprak incelendiğinde Şirazi’nin bu tespiti açıkça görülecektir. Zira yaprak, ağacın sindirim organı, solunum organı ve hatta dolaşım sisteminin en önemli unsurudur.
Güzel ahlâk, îmânı kemâle erdirir, hayatı tezyîn eder ve sahibini Allâh’ın rızâsına yaklaştırır. Ahlâklı bir insan olmak, Cenâb-ı Hakk’ın güzel sıfatlarıyla bezenmek demek olduğundan, aynı zamanda Allâh’a yakınlığın da bir alâmetidir.
Cenâb-ı Hakk’ın Kur’ân-ı Kerîm’de insanlığa ilk emri “Oku!” Yani Kur’ân’ı oku, kendini oku, kâinâtı oku…
Esâsen bütün ilimler, Allâh’ın kâinâta koymuş olduğu kâideleri tespitten ibârettir.
Modern toplumlarda insanlar kafalarını kaldırıp hidayet nuruna bakmak yerine, başlarını önüne eğip ellerinde taşıdıklarına, telefonlarına bakıyorlar, beyinleri yıkanıyor. Bilinçleri ve hisleri işgal altına alındı. Gerçek budur ki; dünya bizi narkotize etti, uyuşturdu. Kör, sağır ve duyarsız olduk. Bugün acil bir şekilde harekete geçmek lâzım. Şiddetli tedaviler lazım... Yazar Rabia Brodbeck, günümüz Müslümanlarının problemleri ışığında gerçek sorularımıza yönelmeye davet ediyor.