Her işte olduğu gibi hizmette de îtidâle riâyet etmek, son derece mühimdir. Kişinin, hizmet adına çoluk-çocuğunu, anne-babasını ve rızkını kazandığı işini bir kenara bırakıp ihmâl etmesi nasıl doğru değilse, bunları bahâne ederek hizmetten geri durması da aynı şekilde mahzurludur.
Hizmet şuuruna sahip mü’minler, bereketli bir ırmak gibidirler. Öyle ki, akıp gittikleri uzun yollar boyunca binbir canlıya; insana, toprağa, ağaca, güle, sümbüle, bülbüle âdeta hayat bahşederler. Bu ırmağın varacağı nihâî menzil ise, Cenâb-ı Hakk’ın ebedî vuslat deryâsıdır.