Hac, zengin ve gitme imkânı bulmuş mü’minlerin ömürlerinde en az bir kez gitmeleri farz olan bir ibâdet… Ancak Allah dostları, haccı da diğer ibadetler gibi büyük bir îman coşkusuyla yaşamışlar ve fırsat buldukça mânen istifade etmek gâyesiyle sık sık hac ve umreye gitmişlerdir.
Her bir zerre, hâdisenin uzmanı ve yöneticisi gibi, işine vâkıf, ama birer köle gibi tevâzuyla ve fedakârca çalışıyor… Hârikulade bir iş yap ve bir hiç gibi ortalıkta gözükme!.. Hem var ol, hem varlık iddiasında bulunma!.. İşini son derece hassas, titiz ve tâbiri câizse eşsiz bir şekilde yap, ama hiçbir ücret, karşılık ve pohpohlama bekleme!.. Bu hücrelerden alacağım çok ders var diye düşündüm, bu yazıları yazarken...