Hz. Yakup (a.s.) evlatları ile nasıl imtihan edilmiştir?
Züleyhâ, Yûsuf’a olan aşkından dolayı gözleri kurumuş ve bedeni çökmüştü. İhtiyar bir kadından farksızdı. Elindeki her şeyini dağıtmış ve hiçbir şeyi kalmamıştı.
Ya’kûb -aleyhisselâm- kıtlık sebebiyle Hz. Yûsuf’un öz kardeşi olan Bünyamin’i yanında alıkoyarak, diğer oğullarını erzak almak için Mısır’a gönderdi. Bünyamin’i göndermemesinin sebebi Yusuf’un başına gelenlerin aynısının onun da başına gelmemesiydi. Hz. Ya’kub’un erzak almak için yola çıkan oğullarını yolda nasıl sürprizler bekliyordu? Mısır meliki olan Hz. Yusuf onlara nasıl muâmelede bulunacaktı?
Hz. Yusuf -aleyhisselam- Züleyha’nın çirkin teklifini geri çevirmesi ve suçsuzluğu anlaşılmasına rağmen zindana atılmaya hükmedildi. İşte Hz. Yusuf’un zindan hayatı…
İnsanın başına gelen belânın ekserisi dili yüzündendir.
Büyük mükâfâtlar, dâimâ büyük sabırların, musîbetlerin ve iptilâların arkasından gelir. Hz. Ya’kub’un ve Hz. Yusuf’un yıllarca birbirlerinden habersiz olarak yaşadıktan sonra Allah’ın lütfu ile tekrar kavuşmaları da bunun bir örneğidir.
Yıllarca zindanlarda kalan Hazret-i Yûsuf -aleyhisselâm-, tamâmen suçsuz olduğunu ispatlayıp halkın töhmetinden kurtulsa da, yine de nefsin hîlesinden Cenâb-ı Hakk’a sığındı. Nihâyet Hazret-i Yûsuf’taki ince siyâset, zekâ ve fevkalâdeliği fark eden Melik, onu yüksek bir makâma getirmek istedi.
Yûsuf -aleyhisselâm-, Melik hakîkate iyice vâkıf olmadan, mes’elenin aslı iyice anlaşılmadan ve haksız yere hapse atıldığı herkesçe kabûl edilmeden evvel zindandan çıkmak istemedi. Aklını kullanarak, sabırlı ve vakarlı bir tavır göstererek kendisine hased edenlerin işi daha fazla karıştırmalarına da mânî oldu. Kendisine yapılan bütün isnadların yalan ve iftirâ olduğunu ispat edip töhmetten tamamen kurtulunca, zindandan çıkmayı kabûl etti.
Hayatı Mısır’ın zindanlarında geçen Hz. Yusuf -aleyhisselam- Allah’ın kendisine bahşettiği ilimle zindan arkadaşlarının rüyalarını tabir ediyordu. Bu ilmi Hz Yusuf’un daha çok tanınması ve insanların ilgisine sebep oluyordu. Mısır padişahının gördüğü bir rüya onun dikkatini çekti. Sonrasında yaşananları istifadenize sunuyoruz..
Hazret-i Yûsuf -aleyhisselâm-, aynı zindanı paylaştığı iki gence tevhîd akîdesini tebliğ etmek istedi. Onların rüyâlarını tâbir etmeden evvel, kendisinin hak din üzere bulunduğunu, sâhip olduğu ilmin Cenâb-ı Hak tarafından bahşedildiğini ve Mısırlıların yanlış yolda olduklarını bildirdi. Onları tevhîde hazırlayarak hak dîni kendilerine tebliğ etti.