İsa (a.s.)’dan yaklaşık 4 asır önce yaşadığı tahmin edilen Hipokrat tanımlamış, kanser denen can sıkıcı hastalığı. Kanser kelimesinin eski Yunancada yengeci tarif eden kökten gelmesinin sebebi ise ikisinin de etrafı kemirici özelliği ile ilgili olduğu sanılıyor.
İnsan vücudundaki her hücre, âdeta insanın oluşumuyla ilgili ihtisas yapmıştır. İşlerini ilk defa yaptıkları hâlde yılların birikimiyle çalışan ustalar gibidirler. Hepsi insanın oluşum şifresini bilir, birbirlerini okur ve gözetlerler.
İnsanı meydana getiren 46 kromozomlu ilk hücrede, bütün vücut sistemini meydana getirecek bilgi depoludur. Tıpkı minik bir tohumda dev bir çınar ağacının saklı olması gibi… Hücreler çoğalırken sakladıkları bu öz bilgiyi diğer hücreye aktarırlar. Yani oluşan her hücrede bir insan inşâ edecek potansiyel bilgi mevcuttur.
İnsanın tohumu olan zigot, rahme tutunurken, yumurtalıktan yumurtayı bırakan hücreler, onun sağlıklı bir şekilde rahme yerleşmesini sağlayan bir hormonu salgılar. Ayrıca beyne bir sinyal gönderilerek yumurtalıktan yeni yumurta çıkışı durdurulur. Zira ilkah olduğunda ve hâmilelik oluştuğunda, artık yeni yumurta çıkışına ihtiyaç yoktur.