Hayır yolu yokuştur, denilir. Görünen ve görünmeyen düşmanları olur. Yapılan işin güzel ve iyi olması, düşmanlığın olmayacağı anlamına gelmez. Peygamberlerin, Rabbânî âlimlerin ve sâlihlerin kendi hizmet dönemlerinde maruz kaldıkları sıkıntı ve eziyetler, bu nevi sıkıntıların tarih boyunca olduğunu göstermektedir.
Olumsuz hâdise ve kişilere takılmak, çoğu zaman bizi hedeften alıkoyan ve hizmetimizden mahrum bırakan acı sonuçlara sebep olur. Bu itibarla eskilerin ifadesiyle “çalıyı dolaşmak” yolu uzatsa da gâyeye engel değildir.
İsraf, sadece eldeki mal ve mülkü çarçur etmek şeklinde anlaşılmamalıdır. Âyet-i kerîmelerde buyrulan; “Allah israf edenleri sevmez!..”[1] îkâzı hayâtın bütün safhalarında dikkate alınmalıdır.
Kalp, ilâhî esrâra açılan bir penceredir. Bu vâsıtayı iyi kullanabilenlere öteler, sonsuzlar ayân olur. Tevhîd muhtevâsına girebilmek, kulu sonsuzluğun seyyâhı eyler.
İmâm-ı Rabbânî Hazretleri, hizmet edenin, hizmet edilenleri bir nîmet bilerek onlara karşı teşekkür edâsı içinde bulunması gerektiğini şöyle ifâde eder...
Hizmette muvaffak olabilmek için; ilim, irfan, liyâkat, vakar, hâlis bir niyet, sağlam bir karakter ve şahsiyet sahibi olmak zarûrîdir. Bunun zıddına, samimiyetsiz ve gâfilâne yapılan hizmetlerden de hayırlı ve bereketli bir netice beklemek beyhûdedir.
İbrahim Hakkı Erzurûmî -kuddise sirruh- buyurur: "Muhakkak ki, barış ve savaş zamanlarında, uyuduğun saatlerde, diri ve ölü hallerinde, bir an bile senden ayrılmayan sahibin ki o seni yaratandır, Mevlandır, Rabbindir, rızkını verendir. Hangi saatte sen O’nu düşünür ve anarsan O seninle beraberdir. Sen O’nun huzûrundasın."
Mevlânâ Celâleddin Muhammed Rûmî hazretleri, arkadaşlarından birini üzüntülü gördü ve şöyle dedi: – Bütün gönül darlığı, bu âleme gönül bağlamaktan gelir, kendini yok bilirsen, her renge bakarsın, her lezzeti tadarsın, bilesin ki bunların hiç birisi ile kalmazsın! Şunları bilesin ki bunları gördükten sonra, öyle bir yere gideceksin ki, orada hiç gönül darlığı çekmeyeceksin.
Kızlarımızın eğitiminde Kur’ân kurslarının rolü nedir? Bu kurslarda verilecek eğitim ve öğretimde nelere dikkat edilmelidir?
1950'li yıllarda İmam Hatip Lisesi öğrencisi olan Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'yi çocukluğunda ve öğrencilik yıllarında etkileyen kıymetli şahsiyetler...