Hipertansiyonla Mücadele Derneği Başkanı (HİPERDER) Prof. Dr. İstemihan Tengiz, "çağın vebası" olarak adlandırılan ve ölümcül sonuçlara yol açabilen hipertansiyona doğumdan itibaren rastlandığını belirterek, erken çocukluk çağındaki hipertansiyonun doğumsal anomalilere, böbrek ya da damar sistemi rahatsızlıklarına bağlı olarak görüldüğünü, ergenlik döneminde ise bu hastalığın farklı sebeplere bağlı olarak gelişebildiğini ifade etti.
Prof. Dr. Üstündağ, Türkiye'de kadınlarda hipertansiyonun, kiloya bağlı olarak erkeklere oranla daha fazla görüldüğünün tespit edildiğini belirtti.
Türk Kardiyoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Abacı, "Limon veya sarımsak aldığımızda, 'ben limon kullandım, tansiyonum düşecek' rahatlığı bile tansiyonu düşürür. Yoksa sarımsak ve limon gibi yöntemler ilaçlarla karşılaştırıldığında kan basıncında önemli bir düşme sağlamaz." dedi.
Prof. Dr. Köseoğlu, "Alzaymır hastalığına yakalanmamak için düzenli egzersizler yaparak beynimizi geliştirecek yaratıcı yeni bilgiler öğrenmeliyiz" dedi.
Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Altun, bebeklerin, yaşamlarının ilk yılında aşırı tuzlu gıdalar tüketmesinin, gelecekte tansiyon hastalığına yol açabildiğini belirtti.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kevser Erol, ilaç kullananların olumsuz etkilenmelerine yol açmamak için yediklerine dikkat etmesi gerektiğini vurguladı.