Lokma vardır, alır bizi mânâ semalarında dolaştırır; lokma vardır, sefilliğin çukurlarına yuvarlar. Zahirde aynı görünen iki lokmayı bu kadar farklılaştıran, lokmanın elde edilmesinden hazmına kadar geçirdiği muameledir. Bu muamele maddi ve kalbi hayatımızın kalitesini belirler. Lokmasının nereden, nasıl ve ne şekilde geldiğini önemseyen kendisine en büyük iyiliği etmiş, bunu önemsemeyen nefsine zulmetmiştir.