Hz. İbrahim (a.s.) kimdir? İbrahim Peygamber nerede doğdu? Hz. İbrahim’in (a.s.) babası kimdir? Hz. İbrahim (a.s.) nerede yaşadı? Hz. İbrahim’in (a.s.) eşleri ve çocukları kimlerdir? Hz. İbrahim (a.s.) hangi zalim hükümdar zamanında yaşadı? İbrahim Aleyhisselam tevhid inancına nasıl ulaştı? Hz. İbrahim’e (a.s.) kaç suhuf gönderildi? Hz. İbrahim (a.s.) hangi kavme gönderildi? Hz. İbrahim’e (a.s.) niçin Halilullah denildi? Hz. İbrahim (a.s.) kaç yıl yaşadı? Hz. İbrahim’in (a.s.) kabri nerede? Hz. İbrahim (a.s.) ile ilgili ayet ve hadisler nelerdir? Nemrud’un zulüm ve tehditlerine meydan okuyan, ateş yığınlarını gül bahçelerine çeviren Hz. İbrahim’in (a.s.) hayatı, mucizeleri ve kıssası.
İnsanlığa önder ve örnek olacak nesiller yetiştirmeye harcanan emek, yatırımların en kıymetlisidir. Ve bu konuda dertli olmak, dertlerin en değerlisidir… Kur’ân-ı Kerîm’de bunu dava edinenlerin başında Hz. İbrahim (a.s.) zikrediliyor.
İbrâhîm -aleyhisselâm-, İsmâîl -aleyhisselâm-’la birlikte Mina’dan Arafat’a doğru giderlerken semâdaki melekler oldukça heyecanlandılar. Hayretle birbirlerine: “Sübhânallâh! Bir peygamber bir peygamberi kurban etmeğe götürüyor!” dediler.
Mısır’ı Firavun âilesi idâre ediyordu. Bunlar zâlim ve kibirli kimseler idi. Hududdan, yabancı ve güzel bir kadın şehre girdiği zaman hemen Firavun’a bildirilirdi. Evli ise kocası öldürülür, eğer erkek kardeşi var ise, kadın ondan istenirdi.
Hac, programı itibâriyle, insanı kalbî hassâsiyetlere yönlendirir. Nitekim Beytullâh, İbrâhim -aleyhisselâm- ve âilesinin tevekkül ve teslîmiyet hâtıraları ile dolu bir mekândır.
Çiğ köfte, geleneksel mutfak kültürümüze katkısı olan en önemli damak tatlarımızdan birini oluşturuyor. Geçmişi, rivâyetlere göre, Hazret-i İbrahim Peygamber’e kadar uzanan ve Urfa ile bütünleşmiş olan çiğ köfte, ülkemizin en önemli yemek sembollerinden biri hâline geldi. Bugün acılı ve acısız, etli ve etsiz şekilde yapılan çiğ köftenin ortaya nasıl çıktığını ve yapılış şekillerini Şebnem Dergisi yazarı Nejla Baş anlatıyor.
Kurban kesmekten asıl maksat, ilâhî hikmetten nasip alınması ve Allâh’a teslimiyet ve takvâ ile kulluk edilmesi hususunda gönüllerin âgâh olmasıdır.