Her mü’minin hedefi ne olmalıdır?
Peygamber Efendimiz hayır işlemek için acele edilmesine müsaade etmiş ve kendisi de böyle yapmıştır. Dinimizde hayır işlemekte ne kadar süratli davranmanın gerektiğini ortaya koyması bakımından bize verilen önemli bir ruhsattır, hayırlı işlerde acele etmek.
Her işimizi ağırbaşlılık içinde yapmamızı emreden ve kendisi de bu şekilde yapan Peygamber Efendimiz (s.a.v) müslümanlardan hangi konuda aceleci olmalarını istemiştir.
İnsanoğluna sayılı günler hâlinde lutfedilmiş olan hayat nîmeti, ilâhî bir imtihan vesîlesidir. Akıllı insan, bu kıymetli ve mahdut imkânı en güzel şekilde ve dolu dolu geçirmenin yollarını arar.
Hayır işlerinde acele etmek, kâmil bir mü’min olmanın alâmetidir. Bu yüzden bizler hayırlı bir işe niyetlendiğimiz vakit o işe çok geçmeden, şeytanın oyunları bizleri sarmadan "Bismillah" diyerek başlamalıyız...
İbâdet ve hayırlı işlerin biri bittiğinde hemen diğerine koşmak, herhangi bir zamanın ibâdetsiz ve hayırdan uzak geçmesine fırsat vermemek îcâb eder.
Peygamber Efendimiz, hayırda acele etmenin ehemmiyetini, kendi örnek hayâtında sergilediği sayısız fazîletlerle tebliğ buyurmuşlardır.
Hiçbir hayırlı gelişme hakkında ümitsiz olmayın. Olmaz demeyin. En beklenmedik ve en umulmadık mevzularda bile, eğer Cenâb-ı Hak dilerse neler olmaz ki! O dilediğinde, kaskatı taşların içinden bile, nice billûr şelâleler akıtmıyor mu? O dilerse ateşi gülistana çeviriyor. O dilerse, en olmazlar dahî, olur hâle geliyor. Velhâsıl müslüman; bedbin/kötümser olmayacak, nikbin/iyimser olacak.